30 Ekim 2008 Perşembe

ŞEKER HAMURU YE# 38

Uzun zamandır sevgili Ayşe'nin ev sahibeliğini yaptığı Şeker Hamuru Ye# 38 etkinliğine ne ile katılacağımı düşünüyordum, içimden eski tarifleri koymak gelmedi ve yeni bir şeyler yapmak için hem vaktim yoktu hem de ne yapacağımı bilemiyordum; ama etkinliği de kaçırmak istemiyordum. Tam bu düşüncelerle neredeyse çıldıracakken bu pasta imdadıma yetişti. Çok zarif bir genç hanım için sipariş edilen bu sade pastayı etkinliğe koymaya karar verdim. Aslında daha özenli ve detaylı bir çalışma ile katılmak isterdim etkinliğe ama kısmet bunaymış. Ufak tefek kusurları Ayşeciğimin görmezden geleceğini umuyorum, çünkü bu pasta kısa bir sürede (2,5 saat gibi) tamamlanmalıydı.

Eee lafı çok uzattım sanırım Ayşe'ye kolaylıklar diliyorum ve etkinliğe kaılan arkadaşlarımın çalışmalarını da merakla bekliyorum.


Hepinize sevgiler...

27 Ekim 2008 Pazartesi

BLOGGER'IN KAPATILMASINA TEPKİ İÇİN LÜTFEN İMZA VERİN!!!

ARKADAŞLAR BLOGLARIMIZIN TEKRAR AÇILMASI İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATILDI, LÜTFEN İMZA VERİN!!!



http://www.bloghareketgunu.com/imza/bloguma-dokunma/index.php

http://blogspotacilsin.wordpress.com/

25 Ekim 2008 Cumartesi

BLOGUMU GERİ İSTİYORUM!!!


Arkadaşlar maalesef dün akşamdan beri Türkiye'den Blogger'a giriş yasaklandı ve ben dün geceden beri kendimi çok kötü hissediyorum. Kendimi büyük bir boşluk içerisine düşmüş, yapayalnız ve çaresiz gibi hissediyorum. Arkadaşlarımı ve blogumu geri istiyorum!
Arkadaşlar ben elimdeki bir program sayesinde giriş yapabiliyorum, isteyen olursa yardımcı olabilirim; ayrıca da wordpress'e girip blogunuzu yedekleyebilirsiniz. Bu saçmalık sona erene kadar ne yazık ki yapacak başka bir şeyimiz yok!!

23 Ekim 2008 Perşembe

İKİSİ BİR ARADA ÇİKOLATA VE MEYVE: ÇİKOLATALI VE PORTAKALLI BROWNI

Sevgili Neslihan'ın ev sahibeliği yaptığı İkisi Bir Arada Çikolata ve Meyve etkinliğini bloglarda gezerken gördüm ve hemen katılmak istedim. Çikolata sanırım herkesin vazgeçilmezlerindendir hele de meyve ile olunca benim için daha da cazip oluyor. Bu etkinlik sayesinde bir sürü güzel tarif öğreneceğimizi düşünüyorum. Sevgili Neslihan'a kolaylıklar diliyorum ve tarifi aşağıda yayınlıyorum!

Malzemeler:
1,5 su bardağı un
3 çorba kaşığı kakao
1 paket kabartma tozu
80 gr. bitter çikolata
3 yumurta
1.5 su bardağı tozşeker
100 gr tereyağı
1/2 su bardağı portakal suyu
Portakal kabuğu rendesi ( miktarı isteğe bağlı )

Öncelikle tereyağını eritiyoruz ve çikolatayı tereyağının içine kırıp karıştırıyoruz. Başka bir kap içerisinde şeker ve yumurtaları iki katına çıkana kadar çırpıyoruz, üzerine portakal suyunu da ekliyoruz. Yumurtalı karışıma tereyağlı karışımı ekleyip tekrar çırpıyoruz. Kuru malzemeleri hep birlikte eliyoruz ve çırptığımız karışıma ekleyip iyice mikser ile çırpıyoruz. Son olarak rendelediğimiz portakal kabuklarını kalıbımıza ekliyoruz. Yağladığımız dikdörtgen kalıba hazırladığımız karışımı dökelim. Önceden 180 derecede ısıttığımız fırına brownimizi atalım.

Afiyet olsun ve herkese iyi hafta sonları diliyorum.

22 Ekim 2008 Çarşamba

ULUSLARARASI ARKADAŞLIK ÖDÜLÜ


Bu aralar bloglarda dolaşan bir ödül var sanırım hepiniz denk gelmişsinizdir. Beni de bu ödüle sevgili Saniye Sultan, sevgili Huriye, sevgili Meliha, sevgili Uğur, sevgili Nagehan ve sevgili Senem layık görmüşler, bu hoş ve şık davranışları için kendilerine çok teşekkür ediyorum.
Bloglardan okuduğum kadarıyla herkes kendisine gönderenden bir fazla kişiye mümkünse de ödül almamış kişilere gönderilmesi gerekiyormuş bu ödülün; böylece herkese ulaşabileceği düşünülmüş. Ben ne yazık ki ayrım yapamıyorum, çünkü zaten blogumda LEZZET USTALARI, SEVEREK TAKİP ETTİKLERİM ve PASTAKOLİK adında gruplar var ve bunlar benim için gerçekten özel kişiler, zaten özel olmasalardı blogumda kendilerine yer vermezdim. Dolayısıyla tüm içtenliğimle ödülü bu arkadaşlarıma gönderiyorum.
Hepinize kocccaaammaannnn öpücükklerrrr!!!

20 Ekim 2008 Pazartesi

ÇİKOLATALI KEK VE SAĞLIK KULÜBÜ


Geçen haftayı çok keyifli geçirdim. Hele haftanın sonu, yani Pazar günü çok eğlenceliydi. Bu hafta yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak için çok sabırsızlandım ve ancak vakit bulabildim. Öncelikle yepyeni bir şey girdi hayatıma: Sağlık Kulüpleri! Üstelik de Antalya'da 6 tane varmış bu kulüplerden ve ben tesadüfen tanıştım. Para çekmek için ATM'ye gittiğimde yanımda bir stand vardı ve oradaki kişiyle sohbet etmeye başladık. Sonra beni kulübe bitki çayı içmeye davet etti hem de bu arada vücudumdaki yağ oranını ücretsiz ölçebileceğini de söyledi. Daveti kabul edip, kulübe girdiğimde enerji dolu ve içten gülümseyen kadın ve erkeklerden oluşan bir grupla karşılaştım. Çok samimi ve içtendi her şey. Önce bana bir çay ikram ettiler ve sonrasında da ölçümler yapıldı. Daha sonra sağlıklı beslenme ve sağlık adına konuşmaya başladık. Orada her gün (Pazar hariç) sabah 08:00-10:00 arasında 20-30 kişi kahvaltı yapılıyormuş. Beni de bu kahvaltıya davet ettiler. Ve oldkça da iddialıydılar 3 gün içerisinde mutlaka kilo ve veya ölçülerinizde azalma olduğunu söylediler. Aslında bana ilk başta çok da inandırıcı gelmeyen bu kahvaltı teklifini kabul ettim; geçtiğimiz Pazartesiden beri devam ediyorum.
Çok keyifli bir kahvaltı grubumuz var 17-89 yaş arasında bir sürü kişi var. Üstelik de kahvaltılar bittikten sonra, şiirler okunuyor; şarkılar söyleniyor, sohbetler ediliyor ve deneyimler paylaşılıyor. Herkes inanılmaz pozitif ve samimi.
Üstelik de 3 günün sonunda yani 4. gün tekrar ölçüler alınıyor ve inanılması güç ama herkesin ölçülerinde olumlu anlamda ciddi değişimler oluyor; bu farklar oradaki kişilerle paylaşılıyor ve ölçüsü değişen kişi alkışlanıyor, takdir ediliyor. İşte o an başarmış kişilerin gözündeki ışığı görmek, onun mutluluğunu paylaşmak, biraz daha cesaret vermek harika duygular.
Sağlık Kulübünün bunlar v dışında da sosyal aktiviteleri de var. Mesela Pazar günü inanılmaz bir eğitim ve arkasından da inanılmaz eğlenceli bir parti vardı, öyle ki benim eşim oynsmaktan dans etmekten hoşlanmaz hatta düğünümüzde ben nerdeyse tek başıma oynayıp dans ettim ama gruptan o kadar hoşlandı ki o bile kalkıp oynadı. Umarım bu kulüplerden Türkiye'nin her yerinde açılır ve herkes sağlıklı ve enerjik yaşaayı öğrenir.

Yukarıdaki kek, bahsettiğim parti için yapmış olduğum kocaman pastanın arta kalan pandispanyalarından kalanlarla yapıldı. Kalan pandispanyaları bir kalıbın içine bastıra bastıra yeleştirdim ve üzerine nutellayı gelişi güzel sürüp, çikolatalı soğuk jöle döktüm. Gerçekten çok lezzetli oldu. Pandispanya tarifine buradan ulaşabilirsiniz.

Az kalsın unutuyordum, benim başarı sonuçlarımı merak edenler için hemen bilgi veriyorum: Sadece sabah kahvaltısını kulüpte yaparak; 600 gr verdim ve bel bölgesinden de 1 cm inceldim. Yağ oranımda da %1 oranında azalma var.
Herkese iyi haftalarrr!!!

14 Ekim 2008 Salı

HAYVANCIKLI KURABİYELER VE SOBE CEVAPLARIM!!!

Öncelikle herkese kocaman ve içten bir merhaba!!! İstanbul, Ankara derken tatilim planladığımdan da uzun sürdü. Bu kadar uzun süre içerisinde çok fazla da gezmedim. Biraz Ramazan biraz da aile özleminden canım babuşumun( babaannem yani ) yanından hiç ayrılmak istemedi. Rahmetli dedeciğimin yatağında yattım ve her sabah huzurla kalktım ( küçükken babaannem ve dedemle büyüdüğüm için dedemin yeri bende çok ayrıdır, Allah bir dedem ikiydi benim için) ve onu ne kadar özlediğimi hatırladım. Babamla, kardeşimle ve elimden geldiğince diğer akrabalarımızla da vakit geçirmeye çalıştım. Babuşumla iftarlar verdik, iftara gittim...

Ankara'da da sadece 1-2 yere gidebildim, zaten orada hastalanma sebebiyle Sibelciğime de uğrayamadım. Tam uğrayacağım gün hastanelik oldum, serum verdiler vs. Ama sonuçta geçti. En çok üzüldüğüm konu da Sibel'in tatlı kızının daha önce beğendiği keki yapmıştım ama veremedim, inşallah bir dahaki sefere yapıp tekrar götüreceğim.

Eee sonra da canım eşimin yanına geldim ve şimdi evimdeyim. İnsanoğlu ne garip; ne kadar ailesini, geçmişini özlerse özlesin belli bir süre sonra kendi evini istiyor.



Gelelim şimdi de Sobe cevaplarıma sevgili Hande ve sevgili Derya beni aynı konuda sobelemişler biraz geciktiği için ikisinden de özür diliyorum. Sobemizin konusu Evde Nefret Edilesi Durumlar :



1. Evimi tertemiz yapmışken kedimin tozlu balkona çıkıp, kirli ayaklarıyla temiz yerlerde gezip etrafta pati izlerinin olması. :)))



2. Gecenin bir yarısı tüp bitmişken aynı anda elektriklerin de kesilmesi.



3. Camları yeni silmişken yağmur yağması.



4. Tüm gün tembellik yapıp, uyumayı planlamışken acil bir durumun çıkması.