5 Aralık 2011 Pazartesi

AŞURE


Bundan dokuz gün önceydi yani 27 Kasım, ben internete girdim baktım aşure günü 26 Kasım gibi anladım meğerse Hicri Yılbaşı 26 Kasımmış. Her sene aşuremizi annemle ortaklaşa yaparız, annemi de gaza getirdim 27 Kasım'da biz aşuremizi yaptık dağıttık sonra komşum dedi ki bugün değil ki daha var. Düştü mü içime kurt baktım tekrar internete 5 ARALIK!!! Neyse dedim bu sene kısmet böyleymiş böyle oldu niyetimi hiç bozmadım. Ama bu sabah erkenden kalktım, içim içimi yedi tekrar aşure yaptım.

Aslında ben daha önceki yıllarda aşure yaptığımda fotoğrafladığımı çok iyi hatırlıyorum ancak kaydetmemişim sanırım. Şimdi sizin için özel fotoğraflanmış haliyle aşure tarifine geçiyorum.

Malzemeler:
3,5 litre su
1/2 kg buğday
2 su bardağı haşlanmış kuru fasulye
2 su bardağı haşlanmış nohut
1/2 su bardağı pirinç
200 gr incir
200 gr kayısı
200 gr kuru üzüm
1 çay bardağı mısır (evde varsa kullanıyorum yoksa özellikle almıyorum )
1 elma
1 paket Susam
4-5 tane karanfil
4-5 damla gül suyu ( isteğe bağlı )
2 dilim portakal kabuğu
1 tutam tuz
Şeker ( maalesef burada ölçü veremiyorum çünkü hem damak tadına hem de şekerin markasına göre tat değişiyor.)

Süslemesi için:
Ceviz
Fındık
Badem
Tarçın
Hindistan Cevizi
Nar
Kuş üzümü
Şam Fıstığı

Yapılışı:
  1. Buğdayımızı güzelce ayıklayıp, yıkadıktan sonra sıcak su ile ıslatıyoruz. Buğdayımız şiştikten sonra 3,5 litresu ile buğdayımızı haşlayın, su kaynamaya başlayınca ocağı kapatalım. (Tencerenin kapağını da kapatın ki güzelce yarılsınlar.)
  2. Biz bu arada kayısılarımızı, incirlerimizi doğrayıp sıcak suda bekletmeye başlayalım. Kuru üzümlerimizi de aynı şekilde ayıklayıp yine sıcak suda bekletelim.
  3. Portakal kabuklarını ince ince veya küp şeklinde doğrayalım ve küçük bir tencerede haşlayalım ki acısı çıksın. Karanfilleri de 1 çay bardağı kadar suda kaynatalım, su hemen kaynayınca ocağı kapatalım.
  4. Elmalarımızı da küp küp doğrayalım. Pirincimizi de bol su ile yıkayalım.
  5. Yarılmış olan buğdayımızın altını tekrar açıyoruz. Su kaynamaya başlayınca önce fasulyeyi ekliyoruz ve tekrar kaynamaya başlamasını bekliyoruz. Sonra nohutu ekliyoruz ve yine kaynamaya başlamasını bekliyoruz. Bu arada köpüklenme olursa onları temizliyoruz.
  6. Yukarıdaki malzeme sırasına göre malzemelerimizi teker teker ekliyoruz ama her malzemeden sonra suyun kaynamaya başlamasını bekliyoruz.
  7. En son olarak şekerimizi ekliyoruz böylece yoğunlaşan karışım sulanmış ve tatlanmış oluyor. Yani aşure olmuş oluyor.
  8. Aşurelerimizi kaselere paylaştırdıktan sonra üzerini istediğimiz gibi süsleyip ikram edebiliriz.
NOT: Ben aşure pişerken içine evdeki baharatlardan ve bakliyattan azıcık azıcık ekliyorum evin bereketi artsın diye.

Hepimizin evlerinde bereket ve bolluk olsun!


1 Aralık 2011 Perşembe

AY ÇÖREĞİ

Küçükken sürekli alışveriş yaptığımız bir pastane vardı, ne zaman bir şey almaya gitsem mutlaka ay çöreği de alırdım kardeşimle kendime, büyüdükçe içindekileri öğrendim ve sanki biraz soğudum; gördüğümde canım istese de almaz oldum. Alacaksam da çok kaliteli bir yerden almalıydım.

Geçen gün evde kalan kekleri ne yapsam diye düşünüyordum, truff yapsam eşim yemez, zira çikolatalı şeylerden pek haz etmez kendileri. :)) (Gerçi benim eşim tatlı sevmez evde yapılanlardan bir tane yer o da ayıp olmasın diye,  bu konuda çok dertliyim çooookkk!!!Bu konuyla alakalı uzun mu uzun bir yazı yazasım var ama neyseeeee!!!) Sonra kalan keklerle kurabiyeleri karıştırıp cheesecake mi yapsam diye düşünürken ondan da vazgeçtim. Bir yandan nette gezinirken  ay çöreklerini gördüm evet ya uzun zamandır yememiştim; yapayım evde dursun gelen gidene de ikram ederim hem eşim yemezse de yemez.

Evdeki malzemelerden güzel bir ay çöreği yaptım, belli bir süre sonra ay şeklini vermekten sıkılınca kendilerini kocaman bir rula yapıp, verev kestim. Ohhh ellerime sağlık nefis oldu nefissss!!!

Malzemeler:

Hamuru için:
3 su bardağı un
100 gr tereyağı veya margarin
1/2 su bardağı soğuk süt
1 adet yumurta
1 tatlı kaşığı instant maya
3 yemek kaşığı pudra şekeri
1 tutam tuz

İç harcı  için:
1 su bardağı süt
1 su bardağına yakın toz şeker
2-3 yemek kaşığı kakao
2 tatlı kaşığı tarçın
1 su bardağı kırılmış ceviz ve fındık
1 su bardağı kuru üzüm
7-8 dilim kadar kek

Üzeri için:
1 yumurta sarısı
Dövülmüş fındık
Biraz toz şeker

Öncelikle iç harcımızı hazırlıyoruz; süt, şeker ve kakaoyu ısıtıyoruz. Şeker eriyince tüm malzemeleri karıştırıyoruz. Elimizde birbirine iyice karışmış yapış yapış bir hamur elde ediyoruz.( Macun kıvamında.)
Soğumaya bırakıyoruz.

Hamur için tüm malzemeleri yoğuruyoruz. Elimize yapışmayan bir haur olunca 10 dk kadar dinlendiriyoruz. Dinlenmiş hamurumuzu açıyoruz(mümkün olduğu kadar ince açalım), isterseniz ay şekli vermek için üçgen şeklinde kesip, içini dolduruyoruz, yuvarlayıp kapatıyoruz; sonrasında ay şeklini veriyoruz. İsterseniz de malzemeyi içine koyup rulo şeklinde sıkı sıkı sarıyoruz ve verev kesiyoruz.

Daha sonra üzerilerine yumurta sarısı, fıdık ve toz şekeri ekleyip 170 derece önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.

28 Kasım 2011 Pazartesi

GS'Lİ 1 YAŞ PASTASI

Sevgili Çağan Arda'nın ilk doğum günü için hazırladığım bu pastanın teması babasının fanatik Gs taraftarı olması sebebiyle bol bol fubol koktu. :))) Sevgili Melike özellikle Gs futbol topu ve 1 rakamı olsun ve beyaz olsun istedi, sonuçta ortaya böyle bir pasta çıktı.:)))
 Çikolatamızın ilk katı vanilyalı pandispanya ve beyaz çikolatalı ganaj ile kaplandı. Ara katlarında ise çikolatalı pastacı kreması ve krokan var. Alt katında ise çikolatalı pandispanya ve bitter ganaj ile kaplandı.Bembeyaz pastanın üzerindeki Gs topu bana çok renksiz gelince ben alt katına biraz renk verdim ama sonuçtan hem ben hem de Melike memnun oldu.
 Gerçi Çağan arda ilk yaşına maaesef çok hasta girdi, planlanandan biraz geç yapıldı doğum günü ama şu an daha iyiymiş ve keyfi yerine gelmeye başlamış; önemli olan da bu zaten. Sevgili Çağan Arda'nın ilk yaşını çoook kutluyor, ona uzun, sağlıklı, neşeli ve keyifli bir ömür diliyorum.

Sizlere de çoook keyifli bir hafta geçirmenizi dilerim. :)))
Sevgiler,

21 Kasım 2011 Pazartesi

TAHİN HELVASINDAN KURABİYEYE DÖNÜŞÜMÜN ÖYKÜSÜ...



Yine çook güzel bir haftaya girdik. Bu hafta hepimiz için bolluk ve bereket dolu olsun!

Geçen gün eşim elinde bir torba ile geldi iş yerinden. Baktım içinde bir kutu lokum bir kg kadar da tahin helvası.

Ben: Ne alaka???
Eşim: Oteldeki lokumcu kapatıyordu tüm departman müdürlerine hediye verdi.
Ben: Eeee sezon sonu tabii, sağolsun.

Sağolsun sağolsun da bizim evde tahin helvası hemen hemen hiiç tüketilmez ki ( 2 sene önce Ramazanda aldığım fıstıklı helva bile ki kendisi 450 gr falandı daha geçen ay çöpe gitti ve ben çok üzüldüm)ne yapacağız bu kadar helvayı??? Ayyy düşün düşün bulamadım. Sonra sevgili Figen'in facebook'taki grubunda sordum bir sürü değişik tarif geldi buradan herkese teşekkür ediyorum hele de Sedefciğimin elmalı kurabiye hamuru hazırla içine de cevizle taihn helvası koy harika oluyor demesi aklıma takıldı. Mutlaka deneyeceğim benden önce siz denerseniz mutlaka yazın. :)))

Sonra biraz da nette gezindim, bir sürü değişik tarif vardı ama içime sinen olmadı. Attım kendimi mutfağa koydum önüme tartımı, helvayı, unu vs... Bir de dolaba bakalım nerler varmış diye açtım kapağını dolabın, tereyağını aldım elim yoğurt, süt ve krema arasında gidip gelirken en son kremada karar verdim.:)))) Ayy ne kararsızmışım yahuuuu....:))) Neyseeee sonunda hamuru yaptım hiç de fena görünmüyor derken; hemen not aldım eee sonuç güzel olursa paylaşmak lazım değil mi??? Fırından çıktılar miss gibi de kokuyorlar, tatları da süpperrrrr!!!

Malzemeler:
1 çay bardağı krema
100 gr eritilmiş tereyağı
1 çay bardağı pudara şekeri
250 gr tahin helvası
3-3,5 bardak un
1 paket kabartma tozu

Tereyağı, pudra şekeri mikserle çırpılır daha sonra krema eklenir ve 1 dakika daha çırpılır. içerisine tahin helvası eklenip kremamsı bir kıvam elde edilir. Daha sonra un ve kabartmma tozu bir kapta karıştırlıp, diğer malzemelerle birlikte yoğurulur. Elinize yapışmayan yumuşakça bir hamur elde edeceksiniz. Dolapta 15-20 dakika bekletiğiniz hamuru istediğiniz gibi şekillendirip 170 derece fırında 20 dakika kadar pişirin.

Afiyet olsun!!!!

Sevgiler,
Evren


18 Kasım 2011 Cuma

FIRINDA SÜTLAÇ


Geçen gün evde süt kalmadı diye markete gittim. Alışverişimi yaptım eve döndüm baktım yaşlıca bir hanım alt kattaki komşumuza süt veriyor;  kendi tanıdığıdır veya akrabasıdır diye bir şey diyemedim. Kendi daireme çıkınca da yaşlıca bir amcanın karşı komşuya süt verdiğini görünce dayanamadım istedim 5 kgluk :))) sütün bir kısmını yoğurt yaptım, bir kısmını kaynattım içime hazır oldu eee hala süt var üstelik marketten alınanlarda var. Kalanı ile hemen sütlaç yapmaya karar verdim hem de fırında :))))

Ben sütlaç yaparken pirinci önceden haşlamayı sevmiyorum, pirinç sütün içinde pişecek ki nişastasını versin kıvamlansın. (Tabii iyice yıkanacak)

Malzemeler:

1 kg süt
1/2 su bardağı pirinç
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya

Süt ve pirinci ocağa alıp, pirinçler pişene kadar kaynatıyoruz. Toz şeker ve vanilyayı da ekleyip birazcık daha kaynatıyoruz. Fırına dayanıklı cam kaselere boşalttığımız sütlacı 175 derece fırında fırının üst kısını açıp üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Tabii bu arada kasaelerin yarısına kadar suyun içinde olmasına özen gösteriyoruz.

Afiyet olsun!!!!

14 Kasım 2011 Pazartesi

GERBERA CUPCAKE

Çiçekler, çiçekler ve daha çokkk çiçekler....  Arttık boş vakitlerimde bol bol çiçek çalışıyorum üstelik de bundan çook keyif alıyorum. Ama çiçek yapmak sabır işi bunu da şimdi daha iyi anlıyorum. Bu cici cupcakeler eve gelen misafirlerimiz için hazırlandılar. İçleri bol çikolatalı.... Evdeki çiçekleri de değerlendirmek gerekiyordu doğrusu ilk çalıştığım kalıplarla benim evdekiler farklı olunca farklı çiçekler çıktı ortaya :))) Arkadaki turuncu olan ilk çalışmaydı. (Ben biraz da nette araştırma yapınca karmakarışık çiçekler oluştu aslında amaç gerbera yapmaktı ya neyse... )Ama şimdi evde bir sürü doğru çalışılmış boyanmaya hazır gerberalar var. Onları da yavaş yavaş paylaşırım...Gerçi ben bunları da çoook sevdim ne de olsa kuzguna yavrusu hoş gelirmiş. Yine de eve gelen misafirlerimizin memnun olması beni de memnun etti. Ama biraz da öz eleştiri yapak lazım:
  1. çiçeklerim tomurcukları olmamış. daha büyük olmalıydı.
  2. çiçeklerin yaprakları oldukça keskin hatlı olmuş.halbuki o kadar da presledim.
Diğer çiçeklerimle tekrar geleceğim!!!
Sevgiler,
Evren

8 Kasım 2011 Salı

9 KASIM...


Sen gitmeden önce çokk severdim Kasım ayını. Günler öncesinden hatırlatmaya çalışırdım sana doğum günümü sanki unutacakmışsın gibi. 9du uğurlu rakamım artık değil...

Sen gitmeden önce tahin&pekmez yemeyi severdim, patatesli yumurtayı da hani önce küp küp doğrardın patateleri birazcık kızartıp kırardın ya yumurtayı, sevmiyorum artık ne tahin pekmezi ne de patatesli yumurtayı...

Sen gitmeden önce severdim siyah kedileri hatta onlara dokunmak isterdim, şimdi siyah kedi görünce içim acıyor...

Sen gitmeden önce severdim kayık çekmeyi tıpkı senin öğrettiğin gibi...

Sen gitmeden önce severdim Çamlıca tepesinde çay içmeyi...

Sen gitmeden önce umursamazdım hayatı uzakta da olsa, bazı şeylerde geç kalmış da olsak babam var derdim, hani çocukken beceremezdim ya yürümeyi düşerdim hep sen tutardın kollarımdan kaldırırdın beni.

Sen gitmeden önce ben hala çocuktum ama artık büyüdüm...

Sen gitmeden önce ben tamdım, ama şimdi içimde her sene daha da büyüyen kocaman bir boşluk var...

Bugün günlerden 9 Kasım ve sen yoksun!!!