10 Aralık 2010 Cuma

BİRAZ TARZIN DIŞINDA...


Hatırlarsınız hala olduğumda nasıl heyecanlanmıştım koşa koşa gitmişti İstanbul'a...Çok kalamayacaktımm İstanbul'da doyamayacaktım meleğime ama olsun kararlıydım mevlüdüne kadar bekleyecektim kızımın :))) Tam o sırada ne yapalım mevlütte ne dağıtılacak şeker olacak mı olmayacak mı derken ( tabiii herkesin tek torunu, yeğeni, kızı olunca ortalık biraz karışıyor ) anneme dedim ki hadi kaldın Eminönü'ne gidelim. Hem ben de gelmişken eksiklerimi tamamlarım. Gittik gezdik şekerleri yaptıralım derken aa biz bunu kendimiz yaparız yahu deyiverdim herkes bana bakakaldı. Malzemeleri satan kadın da beni destekleyince iş sadece nasıl bir şey yapılacağına karar vermeye kaldı. Sonunda herkesin ortak zevkinde karar kılındı ama ben hala biberonlu olanı beğeniyorum, çaktırmayın ama olur mu ;)


İşte böyle başladı nikah şekeri bebek şekeri yapma hikayesi sonrasında da bazen nikah hediyesi olarak bazen yardımcı olmak için bir sürü nikah şekeri, bebek şekeri vs yapıldı ama sadece 3 tanesini fotoğraf arşivimde bulabildim. :)))
Ben de sizlerle paylaşmak istedim arada sırada değişiklik yapmak lazım değil mi?:) Bugün tarzımızın dışında bambaşka bir post yayınlamak güzel oldu :))))



Herkese kocaman sevgiler.... :)))
P.S: Hatırlar mısınız bilmem ama uzun zaman önce size fotoğraflı kurabiye nasıl yapılır diye bir post yayınlayacağıma dari söz vermiştim. Bir sonraki postta bu sözümü tutacağım merak eden varsa buyursunlar efeniiimmmmm :)))

4 Aralık 2010 Cumartesi

BEN HAYATA YENİDEN DÖNDÜM VE ÖZLEDİM HEPİNİZİ!!! :)))






Aslında yok öyle özel bir nedeni hayatın akışına bıraktım kendimi; biraz kızdım, biraz güldüm, biraz sıkıldım, biraz çabaladım vs... Biliyorum çok oldu ara vereli özledim hepinizi geldim sizleri ziyaret ettim bazen yorum yazdım bazen yazmadım; ama unutmadım hiç birinizi :)))











Buralarda yokken bir sürü şey yaşandı gitti özel, güzel, iyi, kötü... Gerek yok şimdi bunları paylaşmaya sadece şunu bilin ki BEN HAYATA YENİDEN DÖNDÜM YANİDEN BAŞLADIM YAŞAMAYA!

Ben yokken arayan, soran merak eden herkese çooook teşekkürler!!!






Artık buralardayım sık sık görüşmek dileğiyle...:)))

25 Ağustos 2010 Çarşamba

PORTAKAL ŞERBETİ


Hafta ortası oldu ben daha yeni yayınlayabiliyorum tarifi; bu arada tabi yayınlanmayı bekleyen o kadar çok tarif var ki sırada umarımm onları da en kısa zamanda yayınlayacağım.
Sizin Ramazanla aranız nasıl bilmiyorum ama benim çok keyifli geçiyor. Sağlıklı bir Ramazan geçiriyorum ve son saatlerde susamak dışında hiçbir sıkıntı olmuyor. Aman bu sıcaklarda lütfen dikkat edin özellikle sahurda çok ağır, yağlı yiyeceklerden uzak durun. Tabi bu demek değil ki iftarda abartın, sakın biliyorsunuz önemli olan sağlık. Sağlığınız yerinde olunca her şey yavaş yavaş düzelir.

Şimdi gelelim Portakal Şerbetinin tarifine:

7 adet portakal
1 litre taze portakal suyu
300 gr toz şeker
2 litre su

Portakalları ufak dililer halinde doğrayıp, üzerine toz şekeri ekleyelim ve iyice ezelim. Daha sonra portakal suyunu ve suyu ilave edip bir kapta 8 saat bekletiyoruz. En snunda da kısık ateşte kaynatıyoruz. Soğuduktan sonra süzüp afiyetle içiyoruz. İşte bu kadarrr!!!

Herkese gönlünce geçireceği çoook güzel günler diliyorum, kendnize iyi bakın!

17 Ağustos 2010 Salı

ÜZÜM ŞERBETİ


Evvvveeeetttttttt şerbetlere devam ediyoruz. Tarif yine Ağustos ayı Lezzet Dergisinden, sırada Üzüm Şerbeti var, iftardan 1 saat kadar sonra soğuk soğuk nefis oluyor. Ne demiştik iftarla sahur arası bol bol sıvı almalıyız ki vücut direncimiz artsın :))) Şimdi gelelim tarife:

500 gr üzüm
2 litre su
200 gr toz şeker
1 limonun suyu
1 yemek kaşığı bal
1 adet defne yaprağı
1 çay kaşığının ucu kadar mavi gıda boyası ( isteğe bağlı ama bence bu rengiyle inanılmaz çekici görünüyor )

Üzümleri toz şekerle birlikte iyice eziyoruz. Sonrasında su hariç bütün malzemeyi geniş bir kapta 8 saat kadar bekletiyoruz. Suyu da ekledikten sonra iyice kaynatıyoruz. Soğuduktan sonra süzüp servis yapıyoruz.
Mmmmmmmmmmmm nefiissss!!!

Sevgiler...:)))

14 Ağustos 2010 Cumartesi

HAYIRLI RAMAZANLAR VE VİŞNE ŞERBETİ


Herkese "Hayırlı Ramazanlar" dileyerek başlıyorum, bol bereketli bir Ramazan ayı diliyorum. Biliyorum bu uzun günlerde oruç tutmak biraz zor ama biraz daha dikkatli davranarak çok sağlıklı ve rahat bir Ramazan geçirebiliriz. Televizyonlarda bir sürü program var bununla alakalı.

Osmanlı döneminde şerbetlerin ne kadar özel bir yeri olduğunu hepimiz biliyoruz. İşte tam da mevsimi bitmek üzereyken size nefis bir Vine Şerbeti tarifi vermek istiyorum. Bu tarifi Lezzet Dergisi'nin Ağustos sayısından aldım, denedim ve bayıldım. Tadı biraz Lohusa Şerbetini andırıyor ama deneyen herkes bayıldı. Bu uzun günlerde vücut direncinizi arttıracak nefis ve kolay bir şerbet. İşte tarifi:

500 gram vişne
2 litre su
200 gram toz şeker
1 limonun suyu
2 çubuk tarçın
4-5 tane karanfil

Su hariç tüm malzeme ağzı kapalı olarak 8 saat kadar bekletilir ve sonrasında su eklenerek kaynatılır. Soğutup servis yapın. İnanın bana iftardan sonra nefis oluyor. Ben tanelerini de meyve niyetine yedim.

Herkese kocaman sevgiler...:))

4 Temmuz 2010 Pazar

SEMA& İSMAİL 08.06.2010 BİR AŞK HİKAYESİ







Yıllar önce başladı dostluğumuz hem de birdenbire, plansız, hesapsız... Arkadaşlığımızın sihirli cümlesi " Eve taşınmana yardım ederim" idi. Beşiktaş'taki evi birlikte temizledik, birlikte yerleştirdik. :))) Sonrasında çoook iyi arkadaş olduk ben Antalya'ya taşındığımda yanıma geldi birlikte denize gittik, gezdik, eğlendik.:))) Saatlerce süren telefon konuşmaları, dertleşmeler, ağlamalar, gülmeler... Aramızdaki mesafeler hiç engel olmadı bize :)))



Birlikte hayallerimiz vardı evlenecektik, eşlerimiz arkadaş olacaklar, çocuklarımız birlikte büyüyecekler vs... Ama hep mutlu olacaktık :))) Sonunda Sarı Şeker'im canım arkadaşım Semacığım da evliliğe adım attı. Hem de çoook sevdiği ve gerçekten sevildiğine inandığı birisiyle....:))) Deli gibi yağan yağmura rağmen çok güzel bir düğün oldu, çoook eğlendik. Tam arkadaşıma yakışır oldu her şey.




Semacığım hani insanlar vardır hayatında çok özeldir, çok özen gösterirsin onları kırmamak, üzmemek için; hani insanlar vardır onlar üzülseler sen daha çok üzülürsün, sevinseler en az onlar kadar sevinirsin; hani insanlar vardır bedenen yanında olmasalar da ruhen hep yanındadırlar; hani insanlar vardır kalbinin en özel köşesinde yer edinirler ya, işte sen benim için hep böyle kalacaksın arkadaşım. Bazen mutluluğu yakalamak çok geç olur, ama eninde sonunda mutluluk hak eden kişilere gelir onlar istemeseler bile mutluluk insanı sarar sarmalar ve bırakmaz. Biliyorum ki mutluluk peşinizi hiç bırakmayacak, evlilik doğru insanla olduğunda hayatın boyunca ayaklarını yerden kesen bir duygudur ve sen ömrünnü sonuna kadar ayakların yerden kesilmişcesine gezeceksin :))) İşte çok güzel bir dünyaya adım attın arkadaşım, şimdi sıra bu mutluluğu büyütecek bebeklerde...:))) (Ama önce bennnnn!!!) Seni seviyorum arkadaşım ve heeepppp böyle mutlu görmek istiyorum hayatımızın sonuna kadar...:)))








Bu gördüğünüz güzel kurabiyeler Semacığıma düğün için yapılmış ufacık bir jest :))) Çoook beğendi canım arkadaşım :)) Ama ben de çoook eğlenerek yaptım.







Kurabiyeler konusunda bana işnanılmaz destek veren ve bir kısmına da yardımcı olan tatlı arkadaşım Fidancığıma da çok teşekkür ediyorum, ellerine sağlık canım.:)))



Tabii teşekkür edilecek bir kişi daha var ki onu da unutmamak gerekir düğüne hazırlık aşamalarını ve bu güzel fotoğrafları çeken sevgili SERTAN ÖKSÜZ. Sertancığım ellerine sağlık fotoğrafların hepsi harikaaaaa :))))


Herkese çoook güzel bir hafta diliyorum, kendinize iyi bakın....


25 Nisan 2010 Pazar

HALASININ KUZUSU BÜYÜDÜ VE 1 YAŞINDA KOOCCCAAAMMAANNNN KIZ OLDU!!!:))))

Hala olduğumu geçen sene 24 Nisan'da öğrendim, ne yapacağımı şaşırdım ağlamaya başladığımı hatırlıyorum sadece. Kuzum büyüdükçe de keyfini çıkarmaya başladım. İşte sonunda kuzucuğum 1 yaşına girdi, ne yazık ki halası bu güzel gününde kuzusunu göremedi:((( Ama aklım da kalmadı değil defalarca telefon ettim. :)))




İşte kuzucuğumun kurabiyeleri babasının anlatmasına göre bayıla bayıla yemiş benim küçük sevgilim. Afiyet bal olsun halammmm sen ye ben hep yaparım sana.:)))


Bu da kuzucuğun pastası halası yaptı babannesiyle gönderdi pastasını; kuzucuk da annesi, babası, büyük babannesi, babannesi, anneannesi, teyzesi, dayısı ve diğer misafirleriyle birlikte mumunu üfleyerek afiyetle yedi. Halacık şimdi merakla doğum günü fotolarını bekliyor. :)))

KUZUCUĞUM MUTLU YILLAR SANA, SAĞLIKLI, UZUN, GÜZEL, NEŞELİ, SEVİNÇLİ, HEP GÜLECEĞİN BİR YAŞAM DİLERİM SANA. HALAN SENİ ÇOOOOK SEVİYOR!!!