21 Nisan 2015 Salı

IŞIK EMEK 3 YAŞINDA



Ne mutlu bana ki kız kardeş eksikliğini aratmayan, kafama esip habersiz evine gidip günlerce kalabileceğim arkadaşlarım var. Sema'cığım Sarı Şeker'imin oğluşu büyüyor ve ben her sene ona daha güzel bir parti hazırlamak için planlar yapıyorum annesiyle... Her şey en iyisi olsun, en güzeli olsun diye... Ve bu durumdan çook mutlu oluyorum, insanın sevdiklerini mutlu edebilmesi; onlar için bir şeyler yapabilmesi kadar huzur veren bir şey yok bence hayatta... 

Bu seneki organizasyonumuzun kahramanları bu fotoda... Hepimize kocaman alkışlar... Konseptimizin yaratıcısı Sarı Şeker Sema, hediyeler, grafik tasarım ve pasta bendenize aitti, sevgili Sibel balonlarımızı hediye etti ve sabahtan yardıma geldi tıpkı sevgili Kerem gibi hatta çerçevenin uygulamasını da Sema ile birlikte yaptı... 

Işık'ın doğum gününü bu sene Uygur Çocuk Tiyatrosunun ÇOCUK ÜLKESİ oyununu izleyerek kutladık, bu sayede bir çok çocuğun tiyatro izlemesine veya tiyatro ile tanışmasına vesile oldu Sema'cığım... Zaten bu fikri ilk duyduğumda çok heyecanlanmıştım...

Işık da arkadaşları da hatta biz büyükler de çok eğlendik... Oyun sonunda Işık ve arkadaşları Uygur Çocuk Tiyatrosu oyuncuları ile sahnede dans ettiler.

Oyundan sonra hep beraber pastamızı kestik, pastamız da yine konseptimize uygun olarak tiyatro sahnesiydi ve ben yaparken çok eğlendim...

Bu sene Akatlar Kültür Merkezi'nin cafe kısmında kutlama yaptığımız ve mekanın dar olması sebebiyle büyük bir büfe hazırlayamadık; ama gelen misafirlerimize yine bir sürü hediyemiz oldu, karton çantalarımızda hediyelerimizi verdik... Hepsini çok büyük bir keyifle hazırladım...

Konya şekerlerimizi de çantamızın içine koyduk ağızlarımız tatlansın diye....

Çok güzel bir gündü bizleri yalnız bırakmayan dostlarımıza tekrar çok teşekkürler...

Sevgili Işın Karaca uçaktan iner inmez geldi ve yetişti kutlamamıza...

Sevgili Zeynep Mansur her zaman olduğu gibi yine bizimleydi...

Işık'ın güzel arkadaşları Derin&Mavi dünyanın en tatlı ikizleri...

İlk kez tiyatro deneyimi yaşayanlar çok eğlendiler...

13 Mart 2015 Cuma

YULAFLI DİYET KURABİYE


Çoook yağmurlu bir Antalya sabahından günaydın... 9 haftadır diyetteyim ve oldukça güzel sonuçlar alıyorum. Ama her diyette olduğu gibi benim de tatlı krizlerim oluyor; ilk başlarda bu krizleri yeşil çay ile birlikte tükettiğim 2 adet kuru kayısı veya hurma ile geçiştiriyordum, diyet sürem devam edince kaliteli ve tatlı krizlerime çözüm olabilecek değişik lezzetler bulmaya karar verdim. Daha önce de blogumda yulaflı kurabiye tarifim vardı, tekrar ona bakınca oradaki bal miktarı gözüme fazla geldi biraz değişiklik yapınca ortaya bu tarif çıktı. Tarifi deneyen herkes çok sevdi, hatta İnstagram'da paylaştılar. Durum böyle olunca herkes tarif istedi ben de bloguma yazacağıma söz verdim. Gelelim tarife...

Malzemeler:

1 adet yumurta
1/2 su bardağı diyet süt
2 tatlı kaşığı toz tarçın
3 su bardağı yulaf 
Kuru üzüm, kuru kayısı, kurutulmuş veya normal meyve, fındık, fıstık, badem, damla çikolata... Canınız ne istiyorsa abartmamak kaydıyla kullanabilirsiniz. Ben genelde göz kararı ekliyorum ama 1/2 su bardağı yeterli bir ölçü.

Yapılışı:

Oldukça kolay. Tüm malzemeyi güzelce karıştırıp fırını 175 dereceye getirip önceden ısıtın. Hazırladığınız karışımdan birer yemek kaşığı alıp, fırın tepsinize koyun. Sonrasında altı kızarana kadar pişirin; benim fırınımda 10-12 dakika yeterli oluyor, siz altına bakarak karar verebilirsiniz. İşte bu kadar... 

2 adet kurabiyemizi ve 1 su bardağı diyet sütümüzü ya da kahvemizi afiyetle tükettiğimizde harika bir ara öğün yapmış oluyoruz. Herkese sağlıklı ve mutlu günler diliyorum...

NOT: Fotoğraf için sevgili arkadaşım Sarı Şeker Sema'ya çok teşekkür ederim. 

9 Mart 2015 Pazartesi

CEYLİN'İN PAPATYA SABUNLARI


Sevgili Selcen'ciğim(www.almula2010.blogspot.com.tr) kızı Ceylin'in bu seneki doğum günü konseptini papatya olarak belirledi ve öyle güzel hazırlıklar yaptı ki... Ben bu güzel partiye mis kokulu sabunlarımla eşlik ettim. 
Sevgili Ceylin'e uzun, sağlıklı, mutlu, bolluk içerisinde bir ömür diliyorum. Ailesiyle birlikte hiç eksilmeden git gide çoğalarak...

2 Mart 2015 Pazartesi

ANTALYA'DA YAŞAYAN BLOG YAZARLARI VE TAKİPÇİLERİ BULUŞMASI


Antalya'da yaşayan blog yazarları olarak takipçilerimizle buluştuk ve harika bir gün geçirdik. 100 kişiyi aşkın sayımızla bizi yalnız bırakmayan tüm takipçi ve dostlarımıza bir kez daha canı gönülden teşekkür ediyorum. 

Konyaaltı sahilde bulunan Crowne Plaza otelde gerçekleşen etkinliğimiz için tüm otel yetkililerine de ayrıca teşekkür ediyorum... Büfe hiç boşalmadı, sürekli olarak çay ve kahve servisi yapıldı, yönetim kadrosundan bellboyuna kadar herkes güler yüzlü ve çok ilgiliydi; kendi evimizde misafir ağırlıyormuş gibi hissettim.

Kahvaltılık yiyeceklerin yanı sıra zeytinyağlılar, salata çeşitleri, yemekler, çorba, tatlılar, meyveler her şey vardı ve mönümüz çok zengindi...

Ayrıca ricamız üzerine otel yetkililerinden Harun Bey de bize özel pasta yaptırdı ve oldukça lezzetliydi... Ayrıca sevgili Hülya'nın (www.hunerlitarifler.com) takipçilerinden biri bize kocaman bir tepsi fıstıklı sarma yollamış çok lezzetliydi tekrar teşekkür ederiz...

Pastamızı hepimiz için sağlık, huzur ve mutluluk dilekleriyle kestik. Sevgili Nursevin abla (www.nursevincelezzetler.com) otel ile görüştü, bizlere ablalık yaptı; ayrıca brunch günü kasada sorun çıkmaması adına otel yetkilileri ile birlikte kasada çalıştı. Konuşma balonlarımızın ve çerçevemizin de baskı masraflarına benimle ortak oldu. 

Bu fotoğrafta olmayan ama etkinliğimiz için uğraşan benim gibi bir çok arkadaşım vardı ( merak edenler için boynunda şal olan bendenizim efendim) herkesin emeğine yüreğine sağlık... Hepimize kocaman bir aferinnn... :)))

Gelen misafirlerimize hediyelerimiz de vardı... Keçeden bardak altlıkları, portakal reçeli, kurabiye ve kokulu taş magnetleri... ( kokulu taşları da bendeniz hazırladım) ( kurabiyelerimizi sevgili Ayşen www.jellyfishcookies.blogspot.com; bardak altlarını ve portakal reçellerini sevgili Çağla abla www.mutlubadem.blogspot.com; afişimizi sevgili Tuba www.neselitatlarim.com hazırladılar.)


Ayrıca takipçilerimiz arasında yaptığımız çekiliş sonucu bir kişiye de çaycı hediye ettik... Güzel günlerde keyifle kullanmasını diliyorum. Hediyemizi de sevgili Hatice (www.mutfakfelsefem.com) seçti ve aldı.

Esprili konuşma balonlarını çok keyifle hazırladım ve bastırdım.

Çerçevemizi de çok keyifle çalışıp bastırdım...

Masamız çok renkliydi... Güzel dostlukların adımları atıldı diye düşünüyorum... 
Sevgili Banu (www.sekerpasta.com) ile 8 yıl sonra burada tanışmak kısmetmiş; sevgili Gül (www.gulunkurabiyeevi.blogspot.com) ile tanışıp sohbet etme fırsatını burada bulduk. Sevgili Kezban hanımla (www.kendimutfagindasef.com) daha önce de karşılaşmıştım ama bu sefer daha uzun sohbet etme şansımız oldu. Çok cici bir blogger ile daha tanıştım; sevgili Işıl (www.isilisil.com) blogunun ismi gibi ışıl ışıl bir genç kız.


Kalan blogger arkadaşlarımızla toplu olarak fotoğraf çektirmeyi de unutmadık...

20 Şubat 2015 Cuma

ÇİLEKLİ PASTA


Nefis bir çilekli pastaya kim hayır diyebilir ki? Diyette olmasam 3-4 dilim yerdim. Sevgililer Günü için gelen bir siparişti bu, şeker hamursuz bol çilekli bir pasta istendi ve ortaya bu çıktı... Bu aralar yurt dışında yeni trend olan "Naked Cake" deniliyor bu tarz pastalara... Çok fazla süsleme gerektirmeyen pastanın içi ve kremaları görünen bir tarz... Ben çok sevdim hele 2-3 katlı ve canlı çiçeklerle yapılan süslemelerini çok beğeniyorum, siz de internetten arattırıp diğer örnekleri görebilirsiniz... Mutlu hafta sonları...

15 Şubat 2015 Pazar

ÖZGECAN ASLAN


Giderek büyüyor içimdeki öfke... Bu ülkede kadının değeri her gün azalıyor. Düzenlenen kanunlar tam olarak uygulanmıyor. Mahkemede takım elbise giydi, suçunu itiraf etti diye ceza indirimi alan suçlular, bir kadına tecavüz eden polisin kadın kırmızı mont giydi diye tahrik edilmiş diyen hakimler varken bu ülkede nasıl olur da adalete güvenebiliriz. 
Bu ülkede minibüste son yolcu kalmak gibi bir korku var ve Özgecan bunun kurbanı oldu...
Eğer bir ülkede bir anne evladının ölümünün ardından "KEŞKE KURŞUNLA VURSALARDI CANI DAHA AZ ACIRDI" diyorsa susup düşünmek lazım...

FINDIK KROKANLI ÇİKOLATALI PASTA


Bol krokanlı ve bol çikolatalı bir pasta ile misafirlerinizi, sevdiklerinizi, komşularınızı memnun edebilirsiniz... Ben krokanlı pastaları çok seviyorum fındık, badem, fıstık ne olursa yeter ki krokanlı olsun...

Pastamızı oluşturmak için öncelikle yumuşacık bir pandispanyaya, güzel bir çikolatalı kremaya ve krokana ihtiyacımız var... Ben bugün sizlerle güzel bir pandispanya ve bir kaç püf noktası paylaşacağım...

Pandispanya tarifi Emel Başdoğana aittir.
4 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı un 
1/2 su bardağı nişasta
1 çay kaşığı limon suyu
1/2 çay bardağı kaynar su
1 paket vanilya 

Yumurtaların akını sarısını ayırın
Yumurta sarılarına şekerin yarısını ilave edin ve cırpın. Bir tarafta da yumurta aklarını köpük köpük olana kadar cırpın tam bu esnada limon suyunuda ekleyin.
Çırpmaya devam ederken şekerin yarısını içine dökün bir süre sonra beze yaparken ki dokuyu elde edeceksiniz... Yumurta sarılarını mayonez kıvamına gelince kaynar suyu ekleyin.Un nişasta ve vanilyayı bir kapta eleyerek karıstırın. Yumurta sarıları ile birlikte yumurta akının bulundugu kaba aktarın. Çırpmadan tahta bir kaşık veya spatula ile karıştırın.
18 cmlik bir kalıbın tabanına yaglı kagıt serin. Kalıbınızın çevresini yağlamayın yoksa pandispanyanız yanlara tutunamaz ve kabarmaz.
175 derece ön ısıtmalı fırında 40-45 dakika kürdan temiz çıkana kadar pişirin. Pandispanyanız fırından çıkınca kalıbı ters çevirip sogutun bu sayede çökme yaşanmayacaktır. İyice soğudugunda kalıptan ayırıp tel ızagara üzerinde kalan ılıklıgını giderin. Streç filme sarıp bir gece bekletin eğer vaktiniz yoksa birkaç saat buzlukta bekletmeniz yeterli olacaktır çünkü soğumayan pandispanya keserken parçalanacaktır. Ertesi gün pandispanyanızı düz durmadı için traşlayın ve istediğiniz kalınlıkta katlara ayırın. Krema ve krokanlarınızla, meyvelerle veya çikolata ile pastanızı tamamlayın.